qwe » XIDIR AMCADAN SELAM VAR!
qwe

XIDIR AMCADAN SELAM VAR!
16.08.2009 - 03:03 von

Mehmet Ali KORKMAZCAN : XIDIR AMCADAN SELAM VAR!

FILOZOF/AA/

Xıdır amca Kutu Derede doğmuş,doğum tarihi belli değil, mevsim buğdaylar biçilirken. 38 katliamı yaşanmış, babası öldürülünce amcası ,iki kardeşiyle Xıdır amcayı buraya getirmiş. Burada evlenmiş, çocukları olmuş, torunlarını görmüş, Cuma akşamları güneş batarken ,mum yakmış, Düzgün Babaya dönüp dualar etmiş.
Çok acılar çekmiş Xıdır amca, bu toprakların kuralıdır çekilen acılar erkekler tarafından söylenmez. Çok hasreti var OOOFFF’lara dönüşen; biri; gelini ilk torununa hamileyken, aş ermişte bir Pırtkal (Portakal) bulamamaları.Biri; eşi ölüm döşeğindeyken çocuklarını göremeden gözlerini yumması….Ve başka birileri…..


Epey zaman silah sesinin duyulmadığı bu topraklarda;bir zaman devrimciler gelip gitmişler. ----Bizim uşaxlardı.. diyor Xıdır amca. Korkmamışlar onlardan, zararsız çocuklarmış ama akılsızlarmış biraz, devleti yıkacaklarmış..
---Devleti yıkmaya Devlet gerek oğul..dedi.
Kenan Evren darbe yapınca onlar kaybolmuş uzun bir süre.
Sonra PTT’ciler çıkmış(PeKeKe). (Amcam o kadar çok parti görmüş ki,partilerin adını karıştırmış artık)Bunlar Kürtçüymüş,aralarında
XIDIR AMCADAN SELAM VAR!

Xıdır amcayı Dersim’in Dağlık bir ilçesinde, bir tepenin yamacındaki köyünde, bostanın kenarında cuğarasını sararken gördüm.

Kahverengiden siyaha dönüşmüş sekiz köşeli şapkası, uzun kollu ve boynuna kadar iliklenmiş kareli gömleği, tozdan rengi belli olmayan pantolonu, ayağında cızlavıt lastikleri ile uzaklardan gelenleri gören, yakınındakileri seçemeyen gözleriyle keçi yoluna bakarak oturuyordu.

Selam verip yaklaştık, merak, sorgulayan ve acımtırak gözlerle bakıyordu bize. Gözlerinin siyahını beyazlar sarmıştı. Bastonu tutan elleri titriyor, doğrulmaya çalışırken tanıyamamanın kaygıları da okunuyordu.


Tanıttık kendimizi, rahatladı..Bir nefes daha aldı cuğarasından..Aşağıdaki köyde size göçmen kuşlar, yada mülteciler diyorlar dedi.(Buralardan göçüp, yazdan yaza gelenlere öyle derlermiş).Halımızı hatrımızı sordu, yedi göbek sordu dersek yeridir. Herkesin biribirini tanıdığı yılların adamı.


Köyü DÜZGÜNBABA’ya bakıyor, bir taraf Mazgirt, bir taraf Nazımiye, karşısı Pertek, aşağısı Peri suyu akıyor. Köyde on üç yaşlı kalıyor. Beşinin eşi sağ, iki erkek ve bir bayan yalnız yaşıyor. O yalnızlardan biri Xıdır amca.


Xıdır amca Kutu Derede doğmuş, doğum tarihi belli değil, mevsim buğdaylar biçilirken. 38 katliamı yaşanmış, babası öldürülünce amcası, iki kardeşiyle Xıdır amcayı buraya getirmiş. Burada evlenmiş, çocukları olmuş, torunlarını görmüş, Cuma akşamları güneş batarken, mum yakmış, Düzgün Babaya dönüp dualar etmiş.
Çok acılar çekmiş Xıdır amca, bu toprakların kuralıdır çekilen acılar erkekler tarafından söylenmez. Çok hasreti var OOOFFF’lara dönüşen; biri; gelini ilk torununa hamileyken, aş ermişte bir Pırtkal (Portakal) bulamamaları.Biri; eşi ölüm döşeğindeyken çocuklarını göremeden gözlerini yumması….Ve başka birileri…..


Epey zaman silah sesinin duyulmadığı bu topraklarda; bir zaman devrimciler gelip gitmişler. ----Bizim uşaxlardı.. diyor Xıdır amca. Korkmamışlar onlardan, zararsız çocuklarmış ama akılsızlarmış biraz, devleti yıkacaklarmış..
---Devleti yıkmaya Devlet gerek oğul..dedi.
Kenan Evren darbe yapınca onlar kaybolmuş uzun bir süre.
Sonra PTT’ciler çıkmış(PeKeKe). (Amcam o kadar çok parti görmüş ki, partilerin adını karıştırmış artık)Bunlar Kürtçüymüş, aralarında tanıdıklarda varmış. Ama bunlarda vicdan olayı biraz kıtmış, istedikleri olacakmış. ----Bunlardan korktuk..,diyor amca. Bir kısmı bu sırada köyü terk etmiş, bir kısmı da kışın çıkan çatışmadan sonra ayrılmış köyünden.


Xıdır amcanın büyük oğlu Tunceli’de bir devlet dairesinde memur, küçüğü Avrupada. Bir Almanla evli.Büyüğünün üç çocuğu var ,en büyükleri kız partiye katılmış, 94 ‘te Ovacıkta bir bombalamada ölmüş,Küçüğü Ostanbol’dan katılmış partiye , sınırdan geçerken Çukurca’da yakalanmış, Muş’taymış önce, şimdi Bartın’da yatıyormuş,en küçükleri ;Lisede okuyor.


Xıdır amca derki; oğul biz evimizde kalıyor istediğimiz dilden konuşuyorduk, şehirlerde işler zormuş onlar konuşamıyormuş. Erivan radyosunu kaçakta olsa dinliyorduk, devleti vergi ve askerlik işleri harici pek görmezdik. Bunlar geldi, köyümüz dağıldı, torunumun biri öldü biri içerde, ne zaman çıkacağını Allah bilir, savunmasında siyaset yapmış diyorlar, çok gün yemiş. Xanımım öldü, çocuxlarım gitti ben yalnız kaldım. Ben o zamanda Dersimce konuşuyordum şimdide, aynı şekilde Düzgün Babaya dua ediyordum. Bunlar geldi, size devlet kuracağız dediler, biz onların içinden tavşan yiyenlerine bile ekmek verdik, onlar bize gün yüzü göstermedi. Bize o kadar çok zorluk verdiler ki!.

Kendilerine zor gelince bırakıp gittiler.Ben o zamanda buradaydım aha şimdide buradayım, hiç eyle tüfengim falanda yok, onlar o kadar büyük laflar ettiler, sonunu getiremediler,kıçları yiyorsa gelip burada bir hafta yaşasınlar..BEN ONLARIN …diye başlayan bir selam söyledi..ama bu selam bilhassa analarınaydı.
Bu selamı eğitimi olmayan ama yaşamını ana dilinde sürdüren bir şahıs söyledi, dolayısıyla ana dilde eğitim deyip tüzük değişikliğinde cengaver kesilen eğitimcilere, ana dili hiç edenlere de ithaf olunur..
PET BISKININ…
1 Kommentar Haberi tavsiye et Baski Versionu nach oben